Lapseki Nedir? Nereden Gelmektedir? Lapseki adının nereden geldiğine dair
kesin ve net bir bilgiye rastlanılmamış olup 2 rivayet üzerinde durulmaktadır.
Bu rivayetlerden ilki;
Lapseki'nin Anadolu'ya yapılan Hellen göçleri öncesi varlığını sürdürdüğü ve
Pityausa olarak adlandırılmıştır. Kordos'un sülalesinden olan Foça'da doğmuş,
Fobus (Phoebus) ve Blebüsus isimlerindeki iki kardeş Pityausa'da hükümdar olan
kral Mandrom'a hizmet ediyorlardı. Mandrom bu iki kardeşi Foça'lı göçmen
kafilesini göndermek üzere görevlendirdi. Kafile Fobus'un nezareti altına girdi.
Bu sırada adına Bebrykos'lar denen ve bu bölgede yaşayan yerli halkın
saldırısına uğrayan göçmenler tam öldürülecekleri sırada Kral Mandrom'un kızı
Lampseke araya girmiş ve göçmenleri ölümden kurtarmıştır. Bu nedenle Hellen
göçmenleri Lampseke'ye bir tanrıça gibi tapmışlar ve sonradan ele geçirdikleri
Pityausa kentine onun adını vererek günümüzde Lapseki adını almasını
sağlamışlardır.
İkinci Rivayete Göre;
XVI. yüzyıl ünlü gezginlerinden Evliya Çelebi (1611-1682) yazdığı
seyahatnamesinde Lapseki'den şu şekilde bahseder. "Deniz kenarından uzak bir
bayır ve seki üzerinde incirli bir orman vardı. Türkler incire Löp derdi. İşte
burada yapılan bu şehre de incirli seki anlamında Lapseki denilmiştir" ki adı "Löpseki"den
gelir.
Tarihi Dönemler
Antik çağda Pityausa adı ile varlığını sürdüren Lapseki, İlk olarak
Foçalıların ve ondan sonra da Miletosluların eline geçti. Miletos'lular M.Ö. 670
yıllarında koloni kurmak için harekete geçmişler ancak Ege kıyıları daha
önceleri koloniler haline geldiğinden daha uzaklara Marmara ve Karadeniz
kıyılarına gitmek zorunda kalmışlardır. Çanakkale Boğazı'nda Sestos'un
karşısında Abydos'u (Nara Burnu) Kapıdağ Yarımadasında Kaykos (Erdek), Khios
(Gemlik) ve Mirleia (Mudanya) şehirlerini koloni haline getirdikten sonra
Lampsakos'u da (Lapseki) kolonileştirdiler.
Bu dönemde Lampsakos'un özellikle şarabı çok ünlüdür. O kadar ki İran Şahları
Darius ve Kserkes buradan şarap getirtirlerdi. Lapseki Marmara'nın girişinde
Boğaz'ın kilit noktasında bulunması ve Trakya ile Anadolu'nun geçit yerinde
olmasından dolayı tarihinin her devrinde ya işgale uğradı, ya da şehrin düzenini
bozan büyük göçlerin tesiri altında kaldı. Darius zamanında Anadolu Pers
İmparatorluğu'na bağlı birinci derecede dört satraplık bulunmaktaydı.
Satraplıklardan Daskilion (Tirilye) şehrine bağlanan Lampsakos her yıl Pers
İmparatorluğuna gümüş tazminatı vermeye mecbur kaldı. Perslerin bölgeden
çekilmelerinden sonra Lampsakos Yunan site devletlerinin direkt tesiri altında
kaldı. Ege Denizi tarihinin klasik çağında (M.Ö. 479-334) Lampsakos'un surlarla
çevrilmemiş olduğunu Thoukydides'den öğreniyoruz. Lapseki, Atina-Isparta
Savaşları sırasında Atina'ya baş kaldırıp Delos Birliğinden ayrılmak istediği
zaman; 24 gemiyle ayaklanmayı bastırmaya gelen Atina'lı komutan surlarla
çevrilmemiş bu kenti ilk saldırıda ele geçirmiştir. Atina birlikleri 409 yılında
kenti tahkim etmişler ve üs olarak kullanarak boğazın kontrolünü ellerine
geçirmişlerdir. Atina'lıların Lapseki'yi ele geçirip boğazı kontrol altına
almaları üzerine Ispartalı Komutan Lysandros, donanması ile Çanakkale Boğazı'na
gelerek Lapseki'yi ele geçirmek ve çevredeki şehirlere gözdağı vermek
istemiştir. Atinalı'lar bu durum karşısında; hemen harekete geçerek önlem
aldılar. Donanmalarını Avrupa sahilinden Khios istikametine yola çıkardılar.
Lysandros Abydos'tan sahili izleyerek Anadolu kıyısındaki Lapseki'yi kuşattı.
Şehre taarruz ederek şehri ele geçirdi. Isparta’lıları adım adım takip eden
Atina’lılar hiç vakit kaybetmeden erzaklarını alıp Lapseki’nin karşısına düşen
Aigos-Potamoi’e (Cumalıdere) geldiler.Aigos-Potamoi muharebesi Isparta’lı
komutan Lysandros’un zaferi ile sonuçlandı ve Lapseki uzun süre Isparta’lılar
hakimiyetinde kaldı.Hellenistik dönemde; Lampsakos şehrine ait bilgileri
Pausanias'un yapıtlarından öğrenmekteyiz. Pausanias Yunanistan'da, Olimpia'ya
dikilmiş komutanların heykelleri üzerine bilgi verirken, Lampsakos şehrine de
değinmiştir. Burada, Büyük İskender'in Asya seferi sırasında Lampsakos'a
dokunmadan kenarından geçerek Biga istikametinde yoluna devam ettiği belirtilir.
Bu olaylardan sonra Lapseki Büyük İskender'in koruyuculuğu altında var olmaya
devam etmiştir.
Sayfa 2 Devamı